Bu albümü, ilk yazı olmayı hak edecek kadar çok seviyorum. Daha ilk cümleden ne kadar objektif olabileceğim ile ilgili derin şüphelere dalmışken girizgahı daha fazla uzatmasam iyi olacak.

Yıllar önce henüz Spotify ile tanışmadan önce bir müzik torrent sitesinde gezerken Singer-Songwriter kategorisinde bu albümün kapağını ilk gördüğümde aklımda tek bir düşünce oluşmuştu.

Arkadaş derin bakıyor, kafa hafif yatık, renk paleti hoş, sanatçı adı ve albüm isminin fontları hoş. Albüm kesin iyi.

Jack Savoretti şimdilerde bu albümdekinden çok çok farklı olmasa da “Zamanında o albüme kalbimi vermiştim çok kasarsa gidin onu dinleyin.” düşüncesinde bir sanatçı. Kırçıllı sesi ve 10 akorla diskografi oluşturmaktan çok ötedeki gitar yetenekleri ile bu albüm onun şu ana kadar yarattığı en iyi 1 saati.

Kendisinin en çok sevilen tarafı olan çıplak gitar üstüne buğulu ses kombinasyonunu ve unplugged yeteneklerini bu albümde orta düzeyde törpülemiş olması ne kadar ilginç olsa da varyasyonlu ve incelikli bir enstrüman işçiliği var kesinlikle. Piyano, yaylılar ve perküsyon kullanımı eski işlerinin çok çok ötesinde.

Eddie Vedder’ın solo işlerini seven herkese önerdim ve ilk kez dinleyecek kişilere önermek için çok doğru bir kanal yakaladım. Jack Savoretti’yi ve özellikle bu albümü Johnny Cash dinleyecek kadar belalı olmayan fakat bir yandan da viski veya 1-2 kadeh iyi şarap içmeyi seven insanlara benzetiyorum. Bu ilk yazıyı albümden bir kapanış cümlesiyle bitirmek en iyisi olacak sanırım.

Sometimes i’ve lost you, sometimes i’ve won.

WRITTEN IN SCARS // JACK SAVORETTI // BERTELSMANN MUSIC // 2015
Tertemiz SoundZengin EnstrümentaliteSamimi SözlerSavoretti'nin Müthiş Sesi
Yer yer Kendini Tekrar Eden Vokal MelodileriAlbümün Son 5 Şarkısının İlk 6 Şarkısına Oranla Birazcık Zayıflığı
8Şahane
Sound9.5
Özgünlük6
Atmosfer7
Yaratıcılık7.5
Samimiyet10
Reader Rating 0 Votes
0.0